|
Günümüzde medyanın da desteklemeleriyle "güzellik ve estetik" kavramı belli bir şekle bürünmüştür. Bu şekil şartlarının dayatılması, özellikle biz kadınların her an bir güzellik ve estetik kaygısı duymamıza yol açar.
Peki, estetik nedir? Güzeli ve güzel sanatların doğasını inceleyen felsefe dalıdır. Estetiği bir bilim dalı olarak ileri süren ilk kişi Alman düşünürü Alexander Baumgarten’dir. Baumgarten’in estetiği, duyusal bilginin bilimidir. Gerçekleştirmek istediği de güzel üstünde düşünme sanatıdır. Bununla beraber estetik bir felsefe kolu olarak Alman düşünürü Kant ile önem kazanmıştır.
Estetik, kişinin dışarıda gösterdiği, “güzel” ve “çirkin” sözcükleriyle dile gelen tepkileriyle ilgilidir. Ama “güzel” ve “çirkin” terimlerinin kapsamları belirsiz, anlamları da öznel ve görelidir. Bugün toplumlardaki sorun aslında güzel ve çirkin kavramlarının belirli şablonlara oturtulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu şablona uymamak kişinin zaman zaman toplum dışına itilmesine dahi neden olabilmektedir. Aynı şekilde yine bu şablon nedeniyle çevremizde birbirine benzeyen birçok insan bulunmaktadır. İnsan farklı olmaktansa her zaman bir gruba dahil olmayı benzemeyi tercih etmektedir.

Estetik bilimi şu sorulara yanıt aramaktadır:
- Haz duygusunun kaynağı nedir?
- Güzellik nedir?
- Estetik yargıların yapısı nedir?
- Ortak estetik yargılar oluşabilir mi?
Platon güzelliğin mutlak olduğunu ve ideal bir güzelliğin var olması gerektiğini savunur. Aristotales, güzel olan salt kendisi için arzulanabilir olandır demektedir. Kant güzelliği kişinin güzel ve çirkin ile ilgili yargılarına göre belirlendiğini savundu. Güzel olanın bakılana göre değil bakana göre belirlendiğini belirtti, öznelliğini savundu. Ancak daha sonra yeni bir yaklaşım ortaya atıldı. Buna göre; bakana değil bakılana göre güzelliğin belirlendiğini hatta bunun simetri oran denilen matematiksel formüllere bağlı olduğunu savundu. Toplumlara baktığımızda güzelliğin öznel olduğunu düşünsek de zaman dilimlerinde ortak güzellik tanımları olduğu da bir gerçektir.
Güzellik, karşılaştırma kuramının standardını temsil eder. İdeal güzelliğe uymayan insanlar toplum dışına itilebilirler. Bu durumun üstesinden gelememek kişide gücenme ve tatminsizliğe neden olabilir. Araştırmalara göre, hoş görünümlü öğrenciler öğretmenlerden daha yüksek notlar alabilmektedirler. Aynı şekilde çekici hastalar doktorlarından daha iyi bakım alabilirler. Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre; güzel ve çekici kişilerin hemcinsleri olan rakiplerinden ortalama %15 daha fazla gelir elde ettiklerini ortaya koymuştur. Birbirinden ayrılmak kavramlar haline gelmiştir. Bugün estetik dediğimizde aklımıza güzellik amacıyla yapılan ameliyatlar gelmektedir. Ortak bir estetik yargısının oluşması bizim kimlere güzel diyeceğimizi belirlemiştir. Güzel olan aynı zamanda haz yaratandır. Her insan acıdan kaçmak ve hazza ulaşmak için yaşar.
Günümüzde güzellik üzerine yapılan bu vurgu, estetik amaçlı ameliyatların artmasına ve güzellik salonlarının dolup taşmasına ve diyetisyenlik mesleğinin popüler meslekler arasına girmesine neden olmuştur. Bu alanda yapılan çalışmalar, ameliyatsız yöntemlerin artmasına ve her geçen gün daha da gelişmesine yol açmıştır.
Güzellik ve Estetik merkezlerinde yapılan bu uygulamalar nelerdir?
- Saç ekimi
- Plastik cerrahi
- Lazerli tedaviler
- Anti-aging tedaviler
- Sağlıklı zayıflama
- Botox
Medyanın dayatmasıyla toplumda oluşan bu güzelliğe yapılan vurgu, doğallığı savunan kişiler tarafından eleştirilmektedir. Gençlerin sevdikleri sanatçılara özenmeleri donucu estetik uygulama yaşı oldukça düşmüştür. Kozmetik ürünlerin bu kadar erken yaşlarda kullanılmaya başlanması ileride ciddi hastalıklara neden olabilmektedir. Zayıflığa yapılan övgü ergenlik çağında kilo alan birçok genci olumsuz etkilemekte zaman zaman depresyon sonucu bunalıma giren çocukların intihar girişimleri olmaktadır. Doktorlar en büyük sorunun güzellik kavramının tek bir resim ile gösterilmesi olduğunu söylemektedirler. Burada ailelere çok fazla iş düşmektedir.
|